Doğum günleri ve özel günleriniz için veya yazlığınıza bahçenize hoş bir fener. Eli yatkın olanların elinden kurtulmayacak bir proje. Yapımı bağlantıda.
Fotoğrafı ilk görünce davul fırın sandım:) ama kelepçeli kalıplardan olduğunu okudum. İçerde yetişmesi gereken bahar çiçeklerinin soğanlarını ekmişler ama siz istediğinizi ekin, fikir fikirdir, sahibine göre şekillenir.
Hemde bakın nasıl oluyor, çorapların eldivenlerin tekleri sırra kadem basıyor da, böyle teki kaybolan çizmeniz varsa, yada seve seve kaybederim böyle bir sonuç için diyeniniz varsa, buyrun göstermesi benden yapması sizden.
Bayılıyorum, şu yabancıların yoktan var edişlerine, yaratıcılıklarına, doğallığına ve gösterişten uzak hayatlarına. Şu son aylarda home tv de yemek programlarını seyrederken dikkatimi çeken bişey vardı, tariflerde kullanılan yeşillkleri mutfakta yanı başlarında, saksıdan koparıyorlardı. Taze ve doğal olması çok hoşuma gidiyordu, hiçte olmayacak şey değil diyordum, kullanılan üç beş ot var zaten, mutfakta olmadı balkonda yetiştir, lazım oldukça kopar dalından maydonuzu naneyi. Bu kendisini kıskandığım şahıs olan tasarımcı da evdeki cam kavanozlardan böyle bir güzellik düşünmüş ve uygulamış, hemde dekoru ayrı bir tasarım.
Daha öncede balon ile çalışma sunmuştum sizlere, sunmuş derken paylaşmıştım. Yine aynı yöntemle ama bu sefer dantel ile balon şişirildikten sonra, üzeri iple dolanmış değil, tek tük kalmış danteller duvar kağıdı tutkalıyla balona yapıştırılır veee tutkal kuruduktan sonrada balon bom diye patlatılır ve ortaya dantel kaplı çok romantik bir avize çıkar. Avize dedim çünkü lamba demeye dilim varmadı, haksızlık olucaktı böyle bir güzelliğe. Düğün, doğum günü ve özel günleriniz için hoş romantik bir çalışma. Şu dantel her devrin modası galiba, bir şekilde bir yerlerde kendine yer buluyor.
Şu görmüş olduğunuz "iplik balonlar" adı üstünde iplikten ve balondan yapılmış. Tercüme edecek zamanım olmadı ama, anladığım kadarıyla, şişirilmiş balonun üzeri iple, alçılı-tutkal gibi kuruyunca sertleşen bir karışıma batırıldıktan sonra, horizontol şekilde gelişi güzel dolanıyor. Daha sonra bunlar havada askıya alınarak kurutuluyor ve içindeki balonlar patlatılıyor. Sonuçta işte böyle lamba görünümlü güzel ve şirin toplar oluyor. Bahçeye, çocuklara evin her köşesine gidecek, organizasyonlarda kullanılabilecek değişik bir çalışma.
Tüm dostlara selamlar, bu aralar kayıplara karıştım, hem blogların düzene girmesiini bekledim hem de bazı halletmem gereken işlerimle uğraştım. Zaman zaman yine kopukluklar olabilir ama elimden geldiğince arayı telafi etmeye çalışıcam. Başlık pek alakasız oldu ama anlatacak çok şey olunca başlıkta böyle kapsamlı oldu.
Bu yoğunluğumun bir başka nedeni ise, eğitim seminerine katılmam, Kosgeb-İşkur-Gediz Ün.ortaklaşa düzenlediği "Girişimcilik Eğtim Programı" na katılmaya hak kazandım, kazandım diyorum çünkü bir kaç elemeden ve mülakattan sonra başarılı olan, girrşimcilik ruhu :) olan kişiler bu programa katılabiliyorlar. Bu aralar "ruhum" da daralmalar olsa da demek ki hala bir ışık varmış:) Bu program sonunda Kosgeb, girşimci kadınlara kendi işini yapmak isteyenlere destekleri var, ayrıntıları...
Tam bahçelere göre diyecektim ama misafir odasında da baş köşeye konulmazsa bu yastığa ayıp olur. Header yapanlar bilir, scrap kitler vardır, sanki onlardan çıkma gibi. Ben çok beğendim. Ayrıntılar burada...
Harika görünüyorlar değilmi, çok cici bir yastık bu, tam yazlıklar için. Pikesi de öyle ama sadece yastık anlatılmış. "Ben yaparım" diyenler pikesini de yapabilir. Yastık için son derece teknolojik bir makina kullanılmış, yani o yuvarlak motifler benim ilk kez gördüğüm bir kesim aracıyla kesilmiş. Sanırım tekstilde kullanılan makinaların ev versiyonu. Millet işini biliyor, neyse bizim emektar makaslar alasını keser:) Tık tık..
Çoğumuzun dilinde pelesenk gibidir bu cumle "evim olsun kuş kadar olsun" alın size kuş yuvaları. Hani insanın kuş olası gelir. Hey gidi dünya heyyyy, bizim gariban kumurlar, saçak altlarında, elektrik direklerinde yuva yapıcam diye didinip dursunlar.Elalemin "kuşları" bile şanslı... Aslında mevsimleri geldiğinde, bahçeye balkona, kenara köşeye bu kadar lüx olmasa da bu yuvalardan koymak lazım. Yuvayı dişi kuş yapacak ta, iki ayaklılardan rahat kalmıyor ki doğaya, canlılara, maşallah işgal etmediğimiz yer kalmadı. Bir Kristof Colomb daha yokmudur bir iki kıta daha keşfedecek ! Bu yuvaların sahibini bilmem ama, site sahibi burada...
Bayılıyorum böyle evrim geçiren dönüşen bir başka boyuta gecen nesnelere...Türkçesiyle fazla uğraşamadım ama patates çuvalı gibi bir bez torba böyle bahçe önlüğüne dönüşmüş, tabi bu hokus pokusla değil, marifetle...
Mandal koy, mutfakta kullan, aklına ne giliyorsa önlük olarak şekil şekil kullan. Sahibi burada...